Psikoloji Trend
Kozmetik Giyim Güzellik Hamile Psikoloji Cinsellik Evlilik Yemek Dekorasyon indirim Gezi Etkinlik Kitap Çocuk Sağlık Emlak Aksesuar Otomobil
TELEVİZYON VE ÇOCUK I

Editör Kategori : Çocuk Psikolojisi2 Aralık 2009, Çarşamba



TELEVİZYON VE ÇOCUK I

Ailemizin vazgeçilmez bireylerinden biri. Odalarımızın başköşesinde yer alan eşyamız; televizyon...

Günümüzde televizyon olmadan yaşamını sürdürebilen kişi sayısı giderek azalıyor. En fazla seyretmediğini söyleyen kişilerin bile televizyonla bir şekilde ilişkisi oluyor. Özellikle de çocuklar için televizyon vazgeçilmezler arasında ön sıradaki yerini kimselere kaptırmıyor. Televizyon izlemek zihinsel etkinlik gerektirmeyen bir davranış. Sadece ona bakarak, iletişim yollarını veya herhangi bir becerinizi kullanmadan, zorlanmadan, fazlasıyla dikkatinizi vermeksizin, evinizde- rahat koltuğunuzda oturarak izleyebileceğiniz eğlenceli bir araç. Kimilerine göre aptal kutusu, kimilerine göre suç makinesi, kimilerine göre ise bilgi ve eğlence hazinesi. Televizyonu yaşamımızdan tümüyle çıkartma fikri gerçekçi olmadığı gibi gerekli de değil aslında. Önemli olan televizyonun ne kadar zararlı ve yararlı olduğundan çok onu nasıl bilinçli kullanacağımızı bilmek, çocuklarımızın televizyon ile olan ilişkilerini doğru biçimde düzenleyebilmek.
Peki bu kadar rahat bir ortamda bizi eğlendiren, zaman zaman da bilgilendiren televizyonu izlemenin ne gibi sakıncaları var?
• Televizyonla kurulan ilişki tek taraflı bir ilişki. Herhangi bir etkileşim veya onunla iletişim şansımız olmuyor. Tabii ki istediğimizde düğmesine basabileceğimizi unutursak.
• Diğer insanlarla ilişkimizi kısıtlıyor, televizyonun bulunduğu ortamlarda insanlar çoğu zaman sohbet etmek yerine televizyon izlemeyi tercih ediyor ve insanlararası ilişkilerde ciddi zayıflamalar olmaya başlıyor.
• Giderek bağımlılık yaratan televizyon insanların daha idare edilebilir, yönlendirilebilir hale gelmesine neden oluyor
• Televizyon sadece bilgi vermekle, eğlendirmekle kalmayıp giderek nasıl düşüneceğimizi, nasıl giyineceğimizi, neyi beğenmemiz gerektiğini ve dolayısıyla yaşam tarzımızı belirleyici hale geliyor.

Yetişkin yaşamını bu derece etkileyen televizyonun çocuklar üzerindeki etkisi elbette daha fazla ve daha önemli. Televizyon bilgilendirici, haber iletici, eğlendirici, eğitici yanıyla çocuklara yaralı olabiliyor. Okul öncesi dönemde çocukların kelime hazinesi gelişebiliyor, aletlerin çalışmalarıyla ilgili bilgileri artabiliyor, kendi yaşamları dışındaki dünya bilgilerini öğrenebiliyorlar, sayı-şekil ve renkleri tanıyabiliyorlar. Ancak, kontrolsüz biçimde televizyon izlemenin çocuklar üzerindeki etkisi genellikle olumsuz yönde oluyor. Ne gibi sakıncaları var diye bakarsak;
• Çocukların anne-babalarıyla ve arkadaşlarıyla kurduğu ilişkiler azalıyor.
• Giderek daha edilgen, eylem yapmak yerine daha fazla izleyen konumuna geliyorlar
• Sözel becerilerin gelişimi kısıtlanıyor. Ancak ilişki ve etkileşime zaman ayrılabilen , okuma-dinleme-anlatma etkinliklerinin yapılabildiği ortamlarda her çocuğun doğasına uygun olarak gelişebilen sözel beceri çocuğun kendini kontrol edebilmesinde, doğru düşünme becerisi geliştirebilmesinde oldukça önemlidir. Televizyon ise bunlara vakit bırakmadığından ve etkileşime olanak tanımadığından sözel beceriler kısıtlı gelişebilirler.  
• Akademik başarıda, okuma oranlarında düşmeler görülüyor
• Dikkat süreleri giderek kısalıyor
• Duyarak, dinleyerek, okuyarak değil de görerek öğrenmeye yatkın hale geliyorlar
• Tüketim canavarı haline geliyorlar
• Şiddet, keyif ve eğlence ile bağlantılı sunulduğunda özellikle soyut düşünce becerisi yeterince gelişmemiş yaştaki çocuklarda olmak üzere herkes üzerinde şiddetin olumsuz etkileri yeterince algılanamıyor ve şiddete eğilimde artmalar olabiliyor 
• Daha hareketsiz, hatta aşırı kilolu çocuklar yetişiyor.

 

 

Dr. Özlem Mestçioğlu

 

(0)
Ekle ve Paylaş


Yorumlar




Bu Blog İçin Henüz Yorum Yapılmamış.



Adınız ve Soyadınız : Eposta Adresiniz :
Yorumunuz :
 


Kategoriler

En Çok Okunanlar

Etiketler